Motosiklette ayağınızı yere basan en son nokta lastiktir. Aracınız için en uygun lastik en iyi yol tutuşunu size sunar. Acaba motosikletinizin lastiklerini değiştirme zamanı geldiğinde hangi lastiklerin en uygun olduğunu nasıl seçeceğinizi biliyor musunuz? Eğer tereddütleriniz varsa bu yazıyı mutlaka okumalısınız! 100 yılı aşkın bir süredir kullanılan motosikletlerin görünümleri önemli ölçüde değişime uğramıştır. 90'lı yıllarda üretilen modern süper motosikletler eskiden üretilen bisiklet tipi motosikletlerden çok farklı bir yapıya sahiptir.
Dışarıdan bakan kişilere göre motosikletin sadece bir parçası, lastiği, fazla bir değişime uğramamıştır. Hala yuvarlak ve siyah renklidir.
Ama iş bu özelliklerle bitmemektedir. Yüksek teknoloji ürünü olan PIRELLI'nin modern radyal lastiklerinin 100 yıl önce kullanılan lastiklerle tek benzerliği adının motosiklet lastiği olması ve renginin siyah olmasıdır. Günümüzde PIRELLI tarafından kullanılan çeşitli lastik üretim prensipleri aşağıda açıklanmaktadır. Cadde tipi, yol tipi/yol dışı, motokros ya da scooter tipi lastikler genel olarak aşağıda belirtilen prensiplere göre üretilmektedir.
Sırt deseni lastiğin dışındaki, yol ile temas eden kısımdır. Sırt deseni ve kauçuk hamuru lastiğin kullanım alanına bağlı olarak seçilmektedir. Özellikle kauçuk hamuru yüksek derecede tecrübe ve teknik know-how gerektirmektedir. Sert kauçuk hamuru lastiğin yapacağı kilometreyi artırırken tutunmasını azaltmaktadır. Yumuşak kauçuk hamuru ise tutunmayı artırırken lastiğin yapacağı kilometreyi azaltmaktadır
Yanak kısmı lastiğin "künyesidir". Kullanılan harf ve rakam kombinasyonları sadece lastiğin adını değil izin verilen azami hızı ve yükü de belirtmektedir. Lastiğin yanak kısmı çevresel yükler ile yanal yüklerin aktarılmasında ve darbelerin emilmesinde önemli bir görev üstlenmektedir.
Tüm sistemin temelini oluşturan gövde kısmı lastiğin şekillendirilmesini sağlamaktadır. Gövde kısmında bir ya da daha fazla kat Naylon, Suni İpek ya da Polyester kullanılmaktadır. Gövde kısmının temel görevi sürüş sırasında oluşan kuvvetlerin topuk kısmından sırt kısmına aktarılarak esnek bir sürüş sağlanmasıdır.
Bir çok ülkede lastiğin azami diş derinliği hakkında farklı yerel yönetmelikler uygulanmaktadır. Ülkenizde uygulanan asgari yasal diş derinliği hakkında bilgi almak için bayinize ya da teknik servisinize başvurunuz.
Diş aşınma göstergesi, güvenli kullanım için gereken asgari diş derinliğini göstermektedir. Ancak asgari diş derinliği konusunda bir çok ülkede farklı yönetmelikler uygulanmaktadır. Ülkenizde uygulanan asgari yasal diş derinliği hakkında bilgi almak için yetkili PIRELLI bayinize başvurunuz
İç lastikli lastikler için kullanılan kısaltmadır. Bu işareti taşıyan lastikler mutlaka iç lastik ile birlikte kullanılmalıdır.
İç lastiksiz lastikler için kullanılan kısaltmadır. Bu işareti taşıyan lastikler iç lastiksiz tipte bir janta takıldıklarında iç lastik kullanılmasına gerek yoktur.
Kat sayısı lastiğin yük indeksini belirtmektedir. Page Ranking işareti günümüzde sadece Japon standartları (JATMA) tarafından kullanılmaktadır. Avrupa standartları (ERTO) uyarınca motosiklet lastiklerinde PR numarasının kullanılmasına gerek görülmemektedir. Japon standartları ile Avrupa standartları arasındaki farklar aşağıda açıklanmaktadır
4PR - normal versiyon
6PR - kuvvetlendirilmiş versiyon
Page Ranking numarası lastikteki kat sayısını göstermemektedir.
KUVVETLENDİRİLMİŞ
(kısaltması rf. ya da reinf.) yük kapasitesi artırılmış lastik yapısını göstermektedir.
"Kat" lastik gövdesindeki her bir katmandır. Gövde bir ya da daha fazla kattan oluşmaktadır.
Eritilmiş kauçuk, içinde çerçeve malzemeleri bulunan bir kalıba dökülüyor ve nihai ürün elde ediliyor. Ancak bu fikir gerçeği yakalamaktan oldukça uzak....
Okuyarak (maalesef görerek değil) öğrendiğime göre her bir lastik , usta el işçiliği, ihtisaslaşmış makineler ve üretimin her adımında özenli kalite kontrolünü içeriyor.
Üretim süreci hammaddelerin getirildiği doklarda başlıyor. Bu hammaddeler çeşitli tiplerde doğal kauçuk, lamba isi(?), yağ, curing için gerekli hızlandırıcı maddeler ve kauçuğu ozon yıpranmasından koruyan çeşitli kimyasal maddeleri içermektedir.
Kauçuk ve eklenilen diğer maddeler bir hazneye -yani dev bir karıştırma kazanına - gidiyor. Malzemeler basınç ve ısı altında defalarca tartılıp karıştırılıyor. Bu arada belli sıcaklık derecelerinde belirli malzemeler ekleniyor. Şunu söylemek gerekir ki her bir malzemenin tam olarak ne zaman ekleneceği özel bir bilim ve adeta sanat. Hava bile bir bileşimin kalitesini etkileyebileceği için fabrikalarda klima kontrolü var.Her ayrı lastik tipi için çeşitli kauçuk bileşimleri kullanılıyor. Yanaklar için esnek, ozona dayanıklı bir bileşim yapılıyor. Chafer (bead “janta takılan kısım” kısmını örten kauçukla kaplı dokuma parçası) içinse bir başka bileşim üretiliyor. İç yüz için başka bir bileşim ve dişler içinse iki ya da daha çok tipte bileşimler üretiliyor. Cap (dişlerin tam olarak yolda giden bölümü) için aşınmaya dayanıklı bir bileşim kullanılıyor. Cap’in altındaki kat için başka türlü özellikleri olan, örneğin ısıyı yayan bir bileşim yapılıyor. Yani, tek bir lastikte 6 ila 12 farklı türde kauçuk bileşimi bulunabiliyor. Çeşitli katmanlardan oluşan henüz biçimsiz durumdaki taban ortaya çıktıkça , gerekli uzunlukta parçalar kesilir ve tartılır. Bu koca , yası, siyah kauçuk parçalar lastik montajına gönderilmeden önce metal tepsilere konuyor. Bu noktada kauçuğun çeşitli türdeki bileşimleri ve taban maddesi üzerinde bir sürü kalite kontrol ölçümleri yapılıyor ve örnekler alınıyor.
Bu arada cord, ply ve kuşak maddeleri hazırlanıyor. Dokumaya (cord) çeşitli yapışkan kimyasallar ekleniyor. Bu dokuma geriliyor ve nemini almak için ısıtılıyor. Sonra hazırlanan kauçuk iki taraftan presleniyor ve malzeme yeniden geriliyor. Genellikle belli bir şekilde sarılmış dört tel yumağından oluşan “bead”. Fabrikanın ayrı bir bölümünde takılıyor.
Gene bir takım kalite kontrollerinden sonra farklı parçalar, onları özel bir kasnağa geçiren montajcıya gönderiliyor. Montajcı işe çerçeve ply larını kasnağa sarmakla başlıyor. Bunları belli bir açıda kesiyor ve “bead” lerle taban kauçuğunu en üste koyuyor. Bütün parçaların özenle aynı hizaya getirilmesi ve bir arada preslenmesi gerekiyor. Bu aşamada hizadaki en ufak bir yanlışlık lastiğin atılmasına yol açabiliyor. Yanaklar, bead ler ve chafer ler yanlardan presleniyor. Bu işlemler radyallerde biraz farklı. Lastik preslenerek ve yapıştırılarak artık montajlanmış durumda, ama motosikletinize takmak isteyeceğiniz bir şeye benzemiyor. Ortaya çıkan ürün ki buna “yeşil” lastik deniliyor, yeşil lastik bir kalıp içerisinde o tanıdık son şeklini alıyor. Kocaman bir deniz kabuğu şeklindeki kalıbın içinde lastik yüksek basınçlı buhar ile şişiriliyor. Bu , lastiğin 350 F derecelik bir sıcaklıkta ve 300,000 psi basınç altında 12 ila 15 dakika bekletiliyor. Böylece tüm kauçuk kısımlar – moleküllerin birbirine bağlanmasıyla – birbirine kaynıyor.
Kalıptan çıktığında, soğuma süresince lastik şişmiş olarak tutuluyor. Lastik özenle temizlenip fırçalanıyor. Radial ve yan gidişi kontrol etmek için testler yapılıyor ve balans alınıyor. Böylece lastik kullanımımıza hazır duruma geliyor.
Bir lastiğin yanaklarından edinilebilecek oldukça fazla bilgi vardır. Ne olduklarına bir bakalım:
Örneğin bir YZF R1 e 100 Km. sürat için yapılmış bir lastik takılamaz. Demek ki ilk dikkat etmemiz gereken şey bu:
Eğer bir yolcu ya da fazlaca yük taşıyorsanız bu önemlidir. Azami ağırlık bir harf sıralaması olarak belirtilir. Motosiklet lastikleri için “A” en hafif, “C” ise en ağır derece anlamına gelmektedir. Azami ağırlık ayrıca soğukken şişirilmiş lastik basıncı ile verilmektedir. Eğer bunun altındaysanız azami ağırlıkta düşer.
Unutmayın ki , teker çapları inç olarak sıralanmakla beraber , çoğu lastikte taban genişliği milimetre olarak belirtilir. İkinci rakam yanak genişliğinin taban genişliğine oranıdır. Örneğin: “120/70ZR17” de 17 inç çapında , Z dereceli (hız olarak) , 120 mm. Taban genişliği ve genişliğin %70’ı yüksekliğinde bir lastiği belirtmektedir.
Buradaki en önemli bilgi yapım tarihidir. En son 4 sayı lastiğin yapıldığı hafta ve yılı (son sayı) belirtir. Örneğin “1702” damgalı bir lastik , 2002’ nin 17’ nci haftasında yapılmıştır. Diğer tüm koşulların aynı olması durumunda , mümkün olan en yeni lastiği almanızı öneririz; çünkü bu taktirde daha az güneş, ozon ve diğer yıpratıcı maddelere maruz kalmış demektir.
R: Gövde yapısı (Radyal)
17: inch olarak jant çapı
Tubeless: iç lastiksiz
Radial: yapım tipi
Rear arka lastik
=>: takıldığında ki dönüş yönü
Ölçü: Doğru lastik seçimi kullanılan jantın genişliğine bağlıdır. Orijinal lastiklerden daha dar Ya da geniş ebatta lastik takmayın. Yanlış boyutlar lastiğin profilini değiştirir, bu da hakimiyet ve yol tutuşu ters etkiler. Zincir, arka maşa vs. için yeterince açıklık bırakmaya dikkat edin.
İç lastiğinizi takarken şişirmeden önce dikkat edin!..